Tabur komutanımdan yediğim fırça

Gazientep'te Zırhlı Birlikler Tugayında bir Tank bölüğünde Takım Komutanı olarak akserliğimi yapmaktayım. Bir süre sonra Bölük Komutanımız tayin oldu. En kıdemli Asteğmen olarak Bölük Komutanlığına ben getirildim.

Ne çok işi varmış Bölük Komutanının. Ertesi gün verilecek eğitim hakkında bir defter tutuyorsunuz. Bu defteri ertesi gün Tabur Komutanı sabah içtimasında imzalıyor falan....

Hatırlıyorum, Bölük komutanımız defteri çavuşlara verir onlar yazardı sabah ta kendi yazmış gibi Komutan'a imzalatırdı.

Ben çavuşlara vermezdim. Defteri akşam eve (orduevine) götürüp yarım saat bir saat eğitim konusu hakkında yazı yazardım. Halbuki ver çavuşlara yazsınlar, yazmam mı diyecekler? Ama doğrucu Davut'uz ya olmaz.

Her zamankinden farlı olarak askerlere spor yaptırırken Tabur Komutanı bağırdı, Bölük Komutanları defterleriyle gelsin dedi. Normalde spor yaparken bere takmayız ve selam verirken kafamızı öne eğer kaldırırız. Bölük komutanları olarak fırlayıp komutanın yanına koşup tak tak selam verdik. Diğer komutanlar kafalarında bere olduğu için normal asker selamı verdiler. Kafamda bere olmadığını unutup ben de normal asker selamı verdim.

Herkesin defterini imzaladı senin ki nerde dedi.

Bağıra bağıra "Hocam akşam defteri yazdım ama sabah yanıma almayı unutmuşum" dedim. (Komutanla öyle fısır fısır konuşmazsın ille de bağıracaksın.)

Komutan da koskoca taburun (100..200 kişinin) önünde bağıra bağıra;

Selam vermeyi bilmezsin. Defteri unutursun, koskaca komutanına hocam dersin hokkabazmısın nesin diye fırçaladı.

Tabur komutanımı çok severdim o da beni severdi. Arada bir fırça yemek iyi oluyor.

Bu yazı 2- Arm ve Asm kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.